• info@legal85.com
  • 0 212 215 20 10 pbx
  • Astoria Kempinski Towers A Kule Kat: 22 No:2201

Makaleler

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Nedir Ve Şartları Nelerdir?

Lara Köksal

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde düzenlenen ‘’Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)’’ kurumu; sanığa verilen ceza 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise, aşağıda yer verilen koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının on sekiz yaşından büyük olan sanıklar için 5 (beş) yıl, suça sürüklenen çocuklar için ise 3 (üç) yıl süreyle geriye bırakılmasıdır.

HAGB, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmamasını, adeta askıya alınmasını, denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde ceza kararının ortadan kaldırılmasını sağlamaktadır.

Öyle ki; geri bırakılan hüküm için öngörülen denetim süresi dolduğunda, sanık hakkındaki hükmü tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldıran, adli sicil kaydına işlenmeyen, hem uygulama alanı çok geniş hem de cezanın bireyselleşmesi adına çok önemli bir kurumdur.

Ceza yargılamasında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin şartları şunlardır:

  • Verilen ceza hapis cezası ise; 2 (iki) yıl veya daha az süreli hapis cezası olmalı veya doğrudan adli para cezası verilmelidir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, adli para cezasının hapis cezasından adli para cezasına çevrilmiş olmaması, adli para cezasının doğrudan verilmiş olmasıdır.

  • Hakkında HAGB kararı verilecek sanık, daha evvel kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamalıdır.

Taksirle işlenen suçlar bakımından sanık hakkında, önceden kesinleşmiş mahkûmiyet kararı olsa bile HAGB kararı verilebilir. Sanık, kasıtlı bir suçtan mahkûm olmadığı halde adli sicil kaydında denetimli serbestlik tedbiri var ise, HAGB kararı verilebilir. Yine; Sanık, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olsa dahi mahkumiyetin üzerinden tekerrür hükümlerinin uygulanması için gerekli olan süre geçmiş ise, daha önce işlenmiş olan bu suç da HAGB kararı verilmesine engel değildir.

  • Suç nedeniyle mağdurun uğradığı zararın giderilmesi gerekir.

Bu şart bakımından dikkat edilmesi gereken husus ise; mağdurun uğradığı zarar tamamen değil, kısmen giderildiği takdirde HAGB kararı verilebilmesi için mağdurun HAGB kararı verilmesine rıza göstermesi gerekir.

  • Mahkeme tarafından sanığın tekrar suç işlemeyeceği kanaatine varılması gerekir.

Uygulamada Mahkemeler, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarını, kişilik özelliklerini, somut olayın oluş şeklini göz önüne alarak karar vermektedir.

 

  • Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına onay vermesi gerekir.

Duruşma sırasında, tüm sonuçları izah edilmek suretiyle ‘’HAGB’’ hükümlerinin uygulanmasını kabul edip etmediği sorusu sanığa yöneltildiğinde; sanığın hak kaybına uğramaması için önceden, müdafiisi ile bu konuyu müzakere etmesi yerinde olacaktır.

 

HAGB KARARI VERİLEBİLMESİ İÇİN GEREKEN ŞARTLARA İLİŞKİN YARGITAY KARARI

 

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’ nun 25.06.2019 tarihli, 2016/468 E., 2019/502 K. Sayılı kararı;

“…5560, 5728, 6008 ve 6545 sayılı Kanunlarla CMK’nın 231. maddesinde yapılan değişiklikler göz önüne alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için Suça ilişkin olarak;

Yargılama sonucu hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması, suçun Anayasa’nın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkılap Kanunları’nda yer alan suçlardan olmaması,

Sanığa ilişkin olarak;

Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmemiş olması, yargılamaya konu kasıtlı suçun, sanık hakkında daha önce işlediği başka bir suç nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin denetim süresi içinde işlenmemiş olması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önüne alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması, sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğine dair bir beyanının olmaması şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir.

Tüm bu şartların varlığı hâlinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek ve on sekiz yaşından büyük olan sanıklar beş yıl, suça sürüklenen çocuklar ise üç yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulacaktır.

Sanık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davrandığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşürülmesine karar verilecektir.

Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması hâlinde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının CMK’nın 223. maddesi uyarınca düşmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır.

Kanun koyucu, kişi hakkında kurulan hükmün hukuki sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde kişilerin işledikleri birtakım suçlardan dolayı adli yönden lekelenmemeleri için bir fırsat tanımak istemiştir.

Bu bağlamda Ceza Genel Kurulunun birçok kararında da açıkça belirtildiği gibi, şartlı bir düşme nedeni oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, objektif şartların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, zararın giderilmesi) varlığı hâlinde, 6008 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce resen, bu değişiklikten sonra ise sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğine dair bir beyanının olmaması hâlinde mahkemece diğer kişiselleştirme hükümleri olan seçenek yaptırımlara çevirme ve ertelemeden önce değerlendirilmesi gerekmektedir…