• info@legal85.com
  • 0 212 215 20 10 pbx
  • Astoria Kempinski Towers A Kule Kat: 22 No:2201

Makaleler

Covid-19 Nedeniyle Etkilenen Eğitim & Öğretim Sektöründe Özel Okullara ve Anaokullarına İlişkin Hukuki Sorunlar

Ömer Yüksel

1) Pandemi nedeniyle eğitime ara veren özel eğitim ve öğretim kurumları, okulları, kurslar ve hizmet içi eğitim merkezlerine kayıtlı öğrenci ve kursiyerlerin aylık ücret ödeme borcu devam eder mi?

Covid-19 nedeniyle ilan edilen pandemi, sözleşme konusu ifanın yerine getirilememesine yol açıyor veya getirilmesi imkansız hale geliyor ise pandeminin mücbir sebep teşkil ettiğinden bahsedilebilir. Bu durumda sözleşmenin tarafları sözleşmeyle bağlı olmadıklarını ileri sürebilirler. 

Pandemi nedeniyle eğitime ara verilmesi veya uzaktan eğitimin gerçekleşmesi hususlarında dikkat edilmesi gereken nokta; ilgili eğitim kurumuyla imzalanan sözleşmede mücbir sebeplere ilişkin bir maddenin bulunup bulunmadığıdır. 

Bununla birlikte sözleşmede, mücbir sebebe ilişkin herhangi bir düzenleme yer almasa bile, Türk Borçlar Kanunu’nun 136.maddesi uyarınca; eğitim veren kurumun, vermiş olduğu hizmeti vermesi kendisinden beklenemeyecek ölçüde imkânsızlaşmışsa, onun sorumluluğu sona erebilecek iken, diğer yandan da ifa edilmeyen (hizmet verilmeyen) eğitim bedeli talep etme hakkı sona erebilecektir.

Ana okulları, kreşler ya da özel rehabilitasyon merkezleri gibi uzaktan eğitim hizmeti veremeyen kurumların sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini Covid-19 salgını kapsamında alınan önlemler neticesinde ifa edemediğinin kabul edilmesi ile ifanın da imkansızlaştığının kabulü yerinde olacaktır.

Mevcut koşullarda öngörülemeyen bir durum söz konusu olduğundan, borçlu tarafın karşı tarafa ödeme yapmaması temerrüt oluşmasına neden olmayacaktır. Ayrıca eğitim ve ek hizmetlere ilişkin ön ödeme yapılmışsa mücbir sebebin katlanılmayacak derecede uzaması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin hizmet alan tarafından mücbir sebeple sözleşmeden dönme hakkına haiz olduğunu düşündüğümüzden yapılan ödemelerin de iadesi gerekir.

2) Covid-19 salgını sebebiyle özel eğitim ve öğretim kurumlarında uzaktan eğitime geçilmesiyle birlikte bu dönemde velilerin eğitim ücreti ödeme yükümlülüğü devam eder mi ?

Belirtmek gerekir ki, özel okullarla yapılan sözleşme tüketici işlemi niteliğindedir. Dolayısıyla uyuşmazlığa 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uygulanır. Bununla birlikte, Covid-19 salgını kapsamında alınan önlemler her iki tarafın da kusuruna dayanmayan, öngörülemeyen bir haldir ve tarafların etkileri yoktur. Özel okul ve anaokulunun borcu bakımından kusursuz ifa imkânsızlığı veya ayıplı hizmete ilişkin hükümlerin uygulanması söz konusu olabilir.

Eğitime online olarak uzaktan eğitim sistemiyle devam eden kurumlar, mücbir sebep nedeniyle sözleşme kapsamında yüklenmiş oldukları yüz yüze eğitim ve ek hizmetlerin bir kısmını ifa edemeyeceklerdir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 137.maddesi uyarınca; borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkansızlaşması halinde borçlunun, borcunun sadece imkansızlaşan kısmından kurtulacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan maddenin 2. fıkrasında karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bir tarafın borcunun kısmen imkansızlaşması ve alacaklının kısmi ifaya razı olması halinde, karşı edimin de o oranda ifa edileceği düzenlenmiştir. 

O halde ilgili kanun hükmü gereğince eğitim görülmeyen süre oranında borç sona ereceğinden ödenen bedelin iadesi istenebilir ya da ödenen bedelde indirim talep edilmesi söz konusu olabilir.

Diğer yandan Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yer alan ve 13.-16 maddelerde düzenlenen ayıplı hizmete ilişkin hükümlere başvurulması da mümkündür. Özel okullar veya anaokulları sağlayıcı olarak bir hizmeti görmeyi borçlanır. Hizmetin idarenin aldığı karar sebebiyle görülememesi aynı zamanda hukukî ayıp niteliğindedir. Ayıplı hizmetten sorumluluk, kusura dayanmayan bir sorumluluktur. Bu durumun ortaya çıkmasında özel okullar ile anaokullarının kusuru olmasa bile ayıptan sorumlulukları devam eder. Ayıplı hizmet durumunda ise veliler ayıptan doğan haklarını kullanarak, uzaktan eğitim veren özel okullardan ifa edilmeyen hizmet oranında eğitim ücretinin indirilmesini isteyebilirler.

3) Pandemi nedeniyle eğitime ara veren Özel Eğitim Kurumlarına kayıtlı öğrenci ve kursiyerlerin yemek ücreti, servis ücreti gibi ek ücretleri ödeme borcu eder mi? 

Özel eğitim kurumu ile imzalanan sözleşme gereği yemek ve servis sağlama yükümlülüğü bulunan eğitim kurumunun, bu yükümlülüğünün mücbir sebep dolayısıyla sona ermesi durumunda Türk Borçlar Kanununun 136.maddesi devreye girecektir. Anılan madde uyarınca karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Bu sebeple, özel eğitim kurumlarınca eğitime ara verilen döneme ilişkin yemek ve servis ücreti talep edilebilmesi söz konusu değildir. 

4) Eğitime ara veren Özel Eğitim Kurumlarına kayıtlı öğrenci ve kursiyerler tarafından ödenmiş olan yemek, servis gibi ek ücretlerin iadesi istenebilir mi?

Öğrenci ve kursiyerler tarafından kuruma ödenen yemek ve servis ücretlerinin yine Türk Borçlar Kanununun 136.maddesi çerçevesinde talep edilebilmesi mümkündür. Anılan madde uyarınca imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlüdür.

5) Özel Eğitim Kurumları, eğitime ara verilen süreye ilişkin telafi eğitimi verileceği taahhüdünde bulunursa kayıtlı öğrencinin ücret ödeme borcu devam eder mi?

Alınan tedbirler kapsamında eğitime ara verilmesi sebebiyle edimini ifa edemeyen özel eğitim kurumunun daha sonra karşılayacağına dair taahhütte bulunması durumunda tarafların karşılıklı kabulü halinde ödeme yapılabilir. Eğer böyle bir kabule ve ödeme yapılmasına rağmen özel eğitim kurumu bu taahhüdünü yerine getirmezse, yapılan ödemenin yine sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilmesi mümkündür.

6) Özel Eğitim Kurumlarının uzaktan eğitim ile eğitime devam etmemesi ve telafi eğitimi de yapmayacak olması durumunda, kurumlara ödenen ücretin iadesi istenebilir mi?

Eğitim kurumlarının eğitime tümüyle ara vermiş olması ve telafi eğitimi de gerçekleştiremeyecek olması durumunda ücret iadesinin yapılması gerekmektedir. MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıda “Çeşitli olağanüstü sebeplerle verilemeyen hizmetlerin ileri bir tarihte telafisinin yapılması, telafisinin yapılamayacak olması halinde ise ilgi (b) yönetmeliğin 56’ncı, ilgi (c) yönetmeliğin 20’nci maddeleri gereği ücret iadesi yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.” şeklinde ifade yer almaktadır. 

Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 56.maddesinde öğretim ücretinin toplamının yüzde 10’u ile öğrenim görülen günlere isabet eden ücret, ödenmiş olan toplam bedelden düşülerek, bakiye tutarın veliye iade edileceği düzenlenmiştir. Fakat öğretimin yarıda kesilmesi mücbir sebebe bağlı olduğundan, mücbir sebep koşulları gereği ifa imkansızlığı hükümlerine dayanılarak, düzenlemede yer alan yüzde 10’luk kısmın ödemesi gerekmemektedir. Bu durumda, kurumun ve velinin karşılıklı tazminat hakkı doğmayacaktır. Örneğin; yıllık ücreti 30 bin lira olan okulun 9 aylık eğitim süresinin 6 aylık bölümünde eğitim sunulmuş ise, yüzde 10’luk cayma tazminatı olan 3 bin lira ile öğrencinin öğrenim gördüğü 3/2’lik kısım olan 20 bin lira yani toplamda 23 bin lira okula ödenecek, geri kalan 7 bin TL ise öğrenciye iade edilecektir.

7) Üniversite öğrencilerinin özel yurtlarla yaptığı sözleşmelerin durumu ne olacak?

Üniversite öğrencilerinin özel yurtlarla yaptığı kira sözleşmeleri, 6502 sayılı Tüketici Kanunu gereğince tüketici sözleşmesi niteliğindedir. Yurt işleten şirket ise, tüketici kanunu uyarınca hizmet sağlayıcı konumundadır. Üniversitelerin tatil edilmesi ile birlikte, yurt sözleşmelerinin kısmi dönemli olarak askıya alınması ihtimali mevcuttur. Bu durumda, Türk Borçlar Kanununun 137. Maddesinde belirtilen; “Kısmi İfa İmkansızlığı” hali gündeme gelebilecektir. Bu yasa maddesine göre; “Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkansızlaşırsa, borçlu borcunun sadece imkansızlaşan kısmından sorumlu olur.” Anılan maddenin uygulanabilmesi için, üniversitelerin kapalı kalacağı süre ve yurt imkanından ne oranda faydalanılamadığının net olarak tespit edilmesi şarttır. Bununla birlikte Türk Borçlar Kanunun 138.maddesinde düzenlenmiş olan aşırı ifa güçlüğü kapsamında sözleşmenin uyarlanması talep edilebilir. Bu düzenleme gereğince üniversite öğrencisi, sözleşme hükümlerinin askıya alınmasını talep edebileceği gibi, sözleşmenin feshini de isteyebilecektir. 

8) Ücret iadesi talep etmek isteyen öğrenci, kursiyer ve velilerinin hangi hukuki yollara başvurmaları gerekmektedir?

Özel eğitim kurumlarına ödenen ücretin iadesini talep etmek isteyen öğrenci ve velilerin, taleplerini eğitim kurumuna ihtarname yoluyla bildirmesi hukuki süreçte ispat kolaylığı sağlayacaktır. Ancak koronavirüs nedeniyle bunun mümkün olmaması halinde e-posta veya fax yolu ile bu talep okula bildirilmelidir. Büyükşehirlerde parasal sınırı 6 bin 920 TL'nin altında olan alacaklar için ilçe tüketici hakem heyetine, 6 bin 920 TL ile 10 bin 390 TL'lik alacaklar için il tüketici hakem heyetine başvurulmalıdır. 10.390 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklar için ise; söz konusu başvuruların tüketici mahkemelerine, tüketici mahkemeleri bulunmayan yerlerde ise asliye hukuk mahkemelerine yapılması gerekmektedir. Uyarlama davası bakımından ise sözleşme tüketici sözleşmesi niteliğinde olduğundan yine tüketici mahkemeleri görevli olacak, tüketici mahkemeleri bulunmayan yerlerde ise asliye hukuk mahkemeleri görevli olacaktır.

9) Özel Eğitim Kurumu İşveren tarafından ücretsiz izne çıkarılan öğretmen, öğretici ve hizmet personeli işçinin, talep edebileceği ekonomik haklar nelerdir?

Özel Eğitim Kurumu tarafından ücretsiz izne çıkarılan öğretmen, öğretici ve hizmet personeli işçilerin, gerekli koşulları sağlamaları halinde kısa çalışma ödeneğinden faydalanabilmeleri mümkündür. Gerekli şartları sağlayamadığı gerekçesiyle kısa çalışma ödeneğinden faydalanamayan işçiler ve iş akdi 15.03.2020 tarihinden sonra feshedilen ancak prim gün sayısı ile iş sözleşmesi süresi bakımından işsizlik ödeneğinden yararlanamayan işçilere günlük 39,24-TL tutarında ücret desteği sağlanacaktır. Söz konusu hüküm, feshin yasak olduğu ve işsiz kalınan süre ile sınırlı olacak şekilde uygulanacak olup, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı alan sigortalılar ise destek kapsamı dışında tutulacaktır.

Torba Yasa’nın yürürlük tarihinden ( 17 Nisan 2020 ) önce ücretsiz izne çıkan ve halihazırda iş sözleşmeleri askıya alınan işçiler yukarıda bahsi geçen destekten faydalanamayacaktır.

10) Özel Eğitim Kurumlarında çalışan öğretmen, öğretici ve hizmet personeli işveren tarafından tek taraflı olarak ücretsiz izne çıkarılabilir mi?

Özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmen ve öğreticiler özlük hakları bakımından 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabidir. Kural olarak, hukuken geçerli bir ücretsiz izin için işveren ve işçinin karşılıklı yazılı mutabakatı veya işverenin bu yöndeki teklifine ilişkin işçinin 6 işgünü içerisinde yazılı kabulü aranmaktadır.

7244 Sayılı Yeni Korona Virüs’ün Ekonomik ve Sosyal Hayata Olan Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun’un 9. Maddesi gereği işveren, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç aylık süreyi geçmemek üzere işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilir.

7244 sayılı Kanun ile beraber, fesih yasağının uygulanacağı süre boyunca yukarıda anılan kuralda geçici süreliğine değişime gidilmiş ve işverenlerin çalışanlarını tek taraflı olarak herhangi bir muvafakat şartı aranmaksızın kısmen veya tamamen ücretsiz izne çıkartabileceği düzenlenmiştir. 

11) Özel Eğitim Kurumu İşveren tarafından ücretsiz izne çıkarılması sebebiyle öğretmen, öğretici ve hizmet personeli işçilerin iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkı var mıdır? 

7244 Sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç aylık süreyi geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabileceği ve bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmanın, işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermeyeceği düzenlenmiştir.

12) Pandemi nedeniyle eğitime ara verilen dönemde, Özel Eğitim Kurumlarında çalışan öğretmen, öğretici ve personellerin iş akdi işveren tarafından tek taraflı olarak fesih edilebilir mi?

7244 Sayılı Yenikoronavirüsün Ekonomik ve Sosyal Hayata Olan Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun’un 9. Maddesi; “Bu Kanunun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında işveren tarafından feshedilemez.” şeklindedir.

Dolayısıyla işverenlerin maddenin yürürlük tarihinden itibaren 3 aylık süreyle, İş Kanunu   m. 25/ II’de düzenlenmiş sebepler dışında iş sözleşmesini fesih hakkı bulunmamaktadır.