• info@legal85.com
  • 0 212 215 20 10 pbx
  • Astoria Kempinski Towers A Kule Kat: 22 No:2201

Makaleler

COVID – 19 Günlerinde Ekonomik Krizle Başedebilmek

Ömer Yüksel

İş dünyası olarak Covid-19 salgını ile mücadele ettiğimiz bu günlerde, bir yandan da “bu hengame bitince ne olacak” diye düşünmekteyiz.

Ekonominin durdurulmasının en doğal sonucu Pozitif Nakit Akış’ın durmasıdır. 

Nakit akışı, bir işletmenin banka hesabına veya kasasına para giriş ve çıkışıdır. Pozitif akış giren parayı, Negatif akış ise çıkan parayı ifade eder. 

Pozitif nakit akışı, bir bisiklette pedalı çeviren güçtür. Bisikletin yürüyen sisteminde sorun yok ise pedal çevrildiği sürece bisiklet çok çok eski de olsa sizi istediğiniz yere götürebilir. Elbette bunun için pozitif-negatif dengesinin pozitiften yana ağır basması gerekir.

Küçük ya da büyük olsun işletmelerin nakit akışlarının kesilmesi, pedalın çevrilememesi ve dolayısıyla bisikletin durması, hatta bisiklet 2 tekerlekli ise devrilmesi anlamına gelir. 

Büyük işletmeler veya birçok şirketten oluşan gruplar, paraya ulaşmada daha fazla alternatiflere sahip durumdadırlar. Küçük işletmeler ise nakit akışlarını doğrudan müşteriden gelen parayla sağlarlar. 

Müşterileri ile sıkı bağlara sahip, rekabet koşulları lehinde olan işletmeler bu tür durmalardan çok etkilenmeyebilirler. Ancak, rekabetin çok olduğu, sadık müşteri kitlesi edinememiş ve yeterli sermayesi bulunmayan işletmeler için pozitif nakit akışın durması işletmeyi batışa doğru sürükleyebilir.

Ekonominin durdurulması bir-iki sektör dışında genel olarak tüm sektörleri olumsuz olarak etkilemiş durumda

- Havayolları, denizyolları oteller, kafeler, kahvehaneler, restoranlar, konaklama tesisleri, AVM’ler, perakende sektörü,

- İhracatçılar, İthalatçılar 

- Turizmden doğrudan ve dolaylı istifade eden işletmeler, Kapalıçarşı esnafı, turistik eşya ve mücevherat satanlar, bavul ticareti yapanlar,

- Kuaför, berber, taksi, dolmuş, halk otobüsü işletmecileri, butikler, küçük marketler gibi mal ve hizmet sağlayıcıları,

- Yukarıdaki sektörlerin tedarikçileri,

- Harcamaların tedbiren kısıtlanması nedeniyle aslında doğrudan hastalık ile enfekte olma riski düşük olmasına rağmen, gıda ve zorunlu tüketim haricindeki birçok sektörün nakit akışları azaldı veya durdu.

Ancak, negatif nakit akışı devam ediyor, açılan yaradan kan kaybı sürüyor.

Ekonomik İstikrar Kalkanı Önlemleri kapsamında getirilen destekler nedir diye baktığımızda; 

- KGF kredisi, 

- 3 aylık maaş kredisi, 

- Banka kredi anapara ve faiz geri ödemelerinde 3 ay erteleme 

- İlave finansman desteği, 

- İhracatçılara stok finansmanı desteği, 

- Kredi Garanti Fonu desteği, 

- Temerrütte mücbir sebebe dayanma imkanı

- Asgari ücret desteği, 

- Kısa çalışma ödeneği, 

- Vergi teşvikleri, 

- Reeskont kredilerinde vade uzatımı, 

- Çek ödeme destek kredisi 

- Ekonomik İstikrar Kalkanı Kredi Desteği, 

- Kamu bankalarından kobilere İşe Devam Kredi Desteği 

- Dönemsel olarak etkilenen sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler için 1 yıla yakın ödemesiz dönem içerecek şekilde yapılandırma imkanı ve personel ödemeleri için ilave limit imkanı sağlandığı görülmektedir. 

Ancak, getirilen bu tedbirler çalışan bir ekonomide ortaya çıkan krizlere yönelik tedbirlerdir. Duran bir ekomominin tekrar hareket geçebilmesi için yeterli olacak önlemler midir belli değil. Kaldı ki, dünya ekonomisinin durdurulması gibi neredeyse ilk defa yaşanan bu durumun sonuçları henüz yaşanmaya başlanmamıştır. 

Sorunun çözümü yolunda merkezi otorite tarafından işletmelerin ihtiyaçlarına münhasıran doğrudan kaynak hibesi yapılmadığı sürece, getirilen bu tedbirler mevcut sorunları çözmek için yeterli olmayacaktır. 

Ekonomiyi idare edenler yönünden bu şekilde hibeler için para arzı, kriz sonrasında enflasyon ve devalüasyona neden olacağı kaygısı yaşatıyor olsa bile kontrollü ve sadece reel ihtiyaçlara göre verilecek karşılıksız destekler veya 1-2 yıl ödemesiz dönemli 10 veya 20 yıl vadeli çok düşük faizli KGF destekli krediler ile bu sıkıntılı dönemin üstesinden gelinmelidir. 

Ülke olarak 2018 Ağustos’unda yaşanan kur krizinin etkilerini henüz tam olarak gideremediğimiz bir ortamda, ilave olarak Küresel Salgın ve ekonominin durdurulması gibi çok büyük negatif sonuçlar üretebilecek olan bu etkilere karşı çok hızlı olağanüstü çözümler üretmek zorundayız.

Ancak kamu otoritesinin önerdiğimiz ve benzeri yöndeki önlemleri ekonomi ve kamu maliyesi yönünden uygun görmemesi halinde, gerekli önlemleri almak bizzat işletmelere düşmektedir.

İşletmelerin zaman kaybetmeden ihtiyaçlarını belirlemesi, pozitif-negatif nakit akışın tüm detayları ile belirginleştirilmesi, Ekonomik İstikrar Kalkanı Önlemleri için çalışmaların bir an önce tamamlanarak müracatların yapılması, mümkün olduğunca nakte çevrilebilecek varlıkların nakte çevrilmesi, zorunlu olmayan gider kanallarının kapatılması, tasarrufa gidilmesi, gerekirse bankalar ve alacaklılarla yapılandırmalara başlanması gerekmektedir.

Yaşadığımız bu salgın ve ekonominin durdurulması, öngörülebilir ve hesaplanabilir olmayan bir durumdur. Olağan değildir, fevkalade şartlara gebedir. 

Bunun oluşturacağı kriz ortamından çıkmanın yolu da aynı şekilde olağanüstü, fevkalade kararlar alınmasına bağlıdır.

Kangren olmuş ya da olmaya giden organı kesmenin, talebin bu denli düştüğü, belli bir süre ile tüketim iştahının azalacağı, bazı alanlarda tamamen sona ereceği bir ortamda işletmelerin de aynı oranda küçülmelerinin, daha vizyonlu, daha ileri görüşlü işletmeler için ise birleşme ve ortaklıklar oluşturma gibi olağanüstü kararlar almanın gerektiği bir döneme girmiş bulunmaktayız.

Her kriz kendi içinde fırsatları da barındırır. Önemli olan krizin olumsuzluklarından yakınmak yerine, alınacak aksiyonların hazırlıklarını, planlarını yapmak ve yeni şartlara ayak uydurmaktır.

Bu küresel salgından olumsuz anlamda en az, olumlu olarak ise azami ölçüde faydalar sağlamayı ve dersler almayı diliyoruz.

Saygılarımızla